13 Ağustos 2011 Cumartesi

Neden Buradayız???

Aslında bir blog tutkunu ya da takipçisi değilim. Hatta memurlar.net dışında bir forumu düzenli olarak takip ettiğim bile söylenemez. hatta hatta internetle (son zamanlarda ki facebook merakı dışında) çok bir aram olduğu da söylenemez.

Eee, peki niye buradayız? Benim pek farklı iştahları olan bir kuzenim var. Kendisi bir gün bana mail atmış heyacanlı heyecanlı. " Blog açtım okusana yazılarımı" diyor mail de. bense blog kelimesini sadece apartman bloklarından ve google da bir arama yaparken çıkan sonuçlar arasından biliyorum. Yani o kadar samimiyim konuya. Neyse kırmayım dedim girdim baktım. fena yazmamış kerata. yazıların altındaki yorum kısmına bişeyler karalayım da destekleyim dedim. yorum yazıyorum yazıyorum gönderemiyorum, deli olcam. onu yapıyorum bunu yapıyorum yok olmuyor. Birkaç gün denedim, google üyeliği diye bir şey yazıyor , üye oluyorum derken efendim blog aç gibi bir linki tıkladım. Adım adım takip ettim, bir baktım blogunuz kurulmuştur diye bir yazı. Nasıl yani dedim anlamadım adımlara devam ettim. Sayfa düzenini oluşturttu. kuzene söyledim olanları yıkıldı gülmekten. Hayırlı olsun vesile oldu dedi. Birkaç gün öylece kaldı, uğraşmayınca kapatırlar diye düşündüm. Meğer öyle değilmiş, sen kapatmazsan kapatmıyorlarmış. Napalım, o kadar meşakkatli yollardan geçtim madem besmele çekip yola devam edelim dedim. Oğulcukla oturduk ilk yazımızı yazdık. Sadece tanıdığım insanların girebilmesi için bir formül bulursam (onun için uğraşırken başka şeyer kurmam umarım) biraz daha özel ve özgür bir blog olur diye düşünüyorum. Zaten sevdiğimiz pekçok insandan da mesafe anlamında ayrılmak zorunda kaldık. Burası irtibat için fırsat olabilir mi acaba? Utkan için de farklı bir uğraş oldu. Şu anda şiir yazmayı planlıyor. Bilen bilir ses konusunda çoook yetenekliyiz. Sanatın diğer dallarına da el atalım di mi ama?



Bakalım neler olacak ben de bilmiyorum... Güzel günlerde buluşmak dileğiyle.

4 Ağustos 2011 Perşembe

barbunyalarım büyüüüüyoooor...

herkes fasülye büyütür, ben barbunya...
barbunyalarım biraz daha büyüyünce tekrar gösteririm size.

11.08.2011
evveeeeeet deneyimiz sonuçlandı. SONUÇ : Fazla su dökersen ölüyorlarmış. Bu deneyden çıkaracağımız sonuç da buymuş:))

1 Ağustos 2011 Pazartesi

BABAM VE OĞLUM

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir renover
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
 Hediyesi için İlker Dayıma ve Saniye Yengeme çook çook teşekkürler... Bi gün bilim adamı olursam hep aklımda olacaklar...

ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

30 Temmuz 2011 Cumartesi

BENCİL ÇOCUK

Develer tellalken, pireler berberken ben annemin beşiğini tıngııııır mıngır tıngııııır mıngır sallarken...
Bir tane Ahmet adında bir çocuk varmış. Komşuları Ahmet'e bir gün köpek gezdirmek, çocuklarla oynamak ve evi süpürmek gibi iş vermişler. Ne yapayım ne edeyim diye düşünürken aklına arkadaşlarını aramak gelmiş. Sonra arkadaşlarına "acaba bana yardım eder misiniz, çok işim var" demiş. Arkadaşları da "neden olmasın" demiş.  Arkadaşları eve gelince her gün iş çıkıyormuş. Ahmet işleri hep arkadaşlarına yaptırıyor, kendisi ise hiçbir şey yapmıyormuş. Sonra arkadaşları bu işten bıkmış ve "Her işi bize yaptırıyorsun kendin hiç yapmıyorsun" deyip gitmişler. Ahmet de "Çok umrumdaydı sanki giderseniz gidin" demiş. Sonra komşuları yeni işler vermişler. Ahmet herkese saat ikide yaparım  demiş. Ahmet o kadar umursamazmış ki herkese saat ikide dediğini farketmemiş bile. Sonra herkese ikide dediğini hatırlayınca hemen telaşlanıp yola çıkmış. Aceleyle yaptığı için hiçbir şey düzgün olmamış. Sonra da arkadaşlarına kötü davrandığını anlamış, onları çağırıp özür dilemiş. MASALIMIZ DA BURADA BİTMİŞŞŞŞ.

28 Temmuz 2011 Perşembe

İNATÇI KUŞ

Merhaba benim adım UTKAN.


Yazdığım daha doğrusu anneme anlatarak yazmasını istediğim ilk masalımı beğenirsiniz umarım...


İNATÇI KUŞ


Develer tellal iken pireler berberken ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken bir tane karga varmış. Annesi hadi yemek hazır demiş. Küçük karga da tamam geliyorum demiş, yemeğini yemiş. Annesine "bahçeye çıkıp arkadaşlarımla oynayabilir miyim annecim" demiş. Sonra annesi ona demiş ki "Sakın yollara çıkma çok tehlikeli ezilebilirsin." Küçük karga da "öf ya anne tamam gidiyim artık." demiş. Annesi bu duruma çok kızmış. Sonra  ben artık bahçeye çıkıyorum, demiş kapıyı hızla kapatmış. Güm diye bir ses çıkmış. Sonra arkadaşı Çizgili'yi görmüş. O bir zebraymış. Onunla çok güzel oyunlar oynuyormuş. "Seninle oyun oynayalım mı?"  demiş. Çizgilide evet diye cevap vermiş.  Sonra bunu duyan küçük karga hemen küreklerini, kamyonunu, topunu alıp gelmiş. Sonra arkadaşı hipopotamusla karşılaşmış. Sonra arkadaşını tanıştırmış. Çok iyi oynamışlar. Aradan 10 saat geçmiş. annesi, hadi gel demiş. kargacık gelmiş. Bu halin ne demiş annesi. Küçük karga da arkadaşlarımla oyun oynadım demiş. Sonra çamurun içine mi girdiniz ne yaptınız demiş. Hemen banyoya gir. Haaayır, ben banyoya girmiycem, hem zaten çıkınca gene pislencen ne anlamı var ki banyo yapmanın, demiş. Annesi çok kızmış, hemen banyonu yapıyorsun, yatağa gidiyorsun demiş.  Küçük karga pencereden uçup gitmiş. Sonra da arkadaşı sinek kuşu Pır Pır'la karşılaşmış. Gitmişler, çok kirlenmişler. Demiş ki ben eve gidiyorum. Sonra da öğretmeni Bay Tontonla karşılaşmış. bu saatte ne yapıyorsun çok pis kokuyorsun. Hemen eve git yoksa ben seni evine götüreceğim, demiş. Küçük karga da hayır ben gitmiycem, demiş. Öğretmeni de o zaman ben seni annene götürcem, demiş. Kapının önüne getirmiş. Zarifçe kapıyı tıktıklamış. Sonra çok merak etmiştim. Nerdeydin bu saate kadar diye annesi kızmış. Sonra hemen banyoya sokmuş.  Banyodan çık artık diyince de çıkmam demiş. Sonra da yatağa yatırmış bir güzel uyumuş. sonra da kalktığında "iyi ki doğdun benim yavru kargam" demiş ve ona hediyeyi uzatmış. bu ne diye  çok merak etmiş küçük karga. sonra bir açmış ki içindS bütün arkadaşlarının kartpostalı, fotoğrafları, maketleri varmış. seni çok seviyorum demiş. Sonra da arkadan babası gelmiş iyi ki doğdun diyip hediyesini vermiş. tanıdığı herkes gelmiş ve çok mutlu olmuş.maslımız burada bitmiş yok masalımız burda bitmemiş. bitmesin daha. sonra onlarla çok güzel oyun oynamış . Sonra da oyuncakları ile oynarken annesi hadi gel artık uyuma saatin demiş. Sonra da kargacık yatağına gitmiş. Annesine demiş ki bana masal okur musun . Annesi masal okumuş kargacık da uyumuş. Annesi kargacığın alnına öpücük atıvermiş.


MASALIMIZ DA BURADA BİTİVERMİŞ: ÇOK ŞÜKÜR ALLAHA... (Annesi:))