Aslında bir blog tutkunu ya da takipçisi değilim. Hatta memurlar.net dışında bir forumu düzenli olarak takip ettiğim bile söylenemez. hatta hatta internetle (son zamanlarda ki facebook merakı dışında) çok bir aram olduğu da söylenemez.
Eee, peki niye buradayız? Benim pek farklı iştahları olan bir kuzenim var. Kendisi bir gün bana mail atmış heyacanlı heyecanlı. " Blog açtım okusana yazılarımı" diyor mail de. bense blog kelimesini sadece apartman bloklarından ve google da bir arama yaparken çıkan sonuçlar arasından biliyorum. Yani o kadar samimiyim konuya. Neyse kırmayım dedim girdim baktım. fena yazmamış kerata. yazıların altındaki yorum kısmına bişeyler karalayım da destekleyim dedim. yorum yazıyorum yazıyorum gönderemiyorum, deli olcam. onu yapıyorum bunu yapıyorum yok olmuyor. Birkaç gün denedim, google üyeliği diye bir şey yazıyor , üye oluyorum derken efendim blog aç gibi bir linki tıkladım. Adım adım takip ettim, bir baktım blogunuz kurulmuştur diye bir yazı. Nasıl yani dedim anlamadım adımlara devam ettim. Sayfa düzenini oluşturttu. kuzene söyledim olanları yıkıldı gülmekten. Hayırlı olsun vesile oldu dedi. Birkaç gün öylece kaldı, uğraşmayınca kapatırlar diye düşündüm. Meğer öyle değilmiş, sen kapatmazsan kapatmıyorlarmış. Napalım, o kadar meşakkatli yollardan geçtim madem besmele çekip yola devam edelim dedim. Oğulcukla oturduk ilk yazımızı yazdık. Sadece tanıdığım insanların girebilmesi için bir formül bulursam (onun için uğraşırken başka şeyer kurmam umarım) biraz daha özel ve özgür bir blog olur diye düşünüyorum. Zaten sevdiğimiz pekçok insandan da mesafe anlamında ayrılmak zorunda kaldık. Burası irtibat için fırsat olabilir mi acaba? Utkan için de farklı bir uğraş oldu. Şu anda şiir yazmayı planlıyor. Bilen bilir ses konusunda çoook yetenekliyiz. Sanatın diğer dallarına da el atalım di mi ama?
Bakalım neler olacak ben de bilmiyorum... Güzel günlerde buluşmak dileğiyle.
13 Ağustos 2011 Cumartesi
4 Ağustos 2011 Perşembe
barbunyalarım büyüüüüyoooor...
herkes fasülye büyütür, ben barbunya...
barbunyalarım biraz daha büyüyünce tekrar gösteririm size.
11.08.2011
evveeeeeet deneyimiz sonuçlandı. SONUÇ : Fazla su dökersen ölüyorlarmış. Bu deneyden çıkaracağımız sonuç da buymuş:))
1 Ağustos 2011 Pazartesi
BABAM VE OĞLUM
bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir renover
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Hediyesi için İlker Dayıma ve Saniye Yengeme çook çook teşekkürler... Bi gün bilim adamı olursam hep aklımda olacaklar...
ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)